6 Eylül 2013 Cuma

kumanda poşeti



kumandalı televizyonların ilk çıktığı zamanı hatırlar mısınız? bizim evde 9 kanal hafızalı küçük tornavidayla çevrilip ayar yapılan eski televizyonlardan vardı. bildiğin televizyon kumandası yerine biz çocuklar bu vazifeyi üstlenirdi; "oğlum 4 kanala bassana" denilirdi koşar televizyonun kanalını değiştirirdik. ebeveynlerimiz bu kanalların hepsini ezberlemiş olurlardı. işte o neslin evlatlarız ve benim gibi tuşlu televizyondan kumandalı televizyona geçiş nesli olanlar çok iyi hatırlar hey gidi günler hey diye anarlar çok yaşlandık di mi? diyerek biraz eskiye özlem yapayım mı? aslında hiç öyle birisi değilimdir eskiyi değil her zaman önüme gelecek yeni teknolojiyi hevesle beklerim.

iş o dönemde eve gelen kumandaların dışında fabrikadan çıktığı gibi paketleme esnasında poşetlenirlerdi -şimdi jelatin kaplama var-. hani televizyon yeni kumanda yeni tanıştığımız bir alet edevat ve zarar görmemesi adına üstündeki poşeti çıkarmazlardı poşet zedelendiğinde yeni bir poşet takılır bant yardımıyla kumandaya uydurulurdu. oysa o poşete her zaman kıl kapmışımdır ve deli olmuşumdur. lan bir ürünü almanın maksadı onu kullanmaktır ama kumanda poşeti bunu engelleyen en büyük etkendir. bu aldığım şeyi eskitmeyeceksem ne bok yemeye aldım kutusundan çıkardım? alayım kullanmadan kolisinde strafor içinde kalsın değil mi? bunun gibi bir başka koruyucu kılıf muhabbeti ise sanal hayvan denilen şeydi bu zımbırtıyı alıp paketinden çıkarttığınızda dijital ekran üzerinde bir jelatin olurdu maksat ekranı çizilmesindi ama aldıktan sonra zilmesin değil paketindeyken zarar görmesin olayıydı. bir arkadaşımın hayvanının ekranından o paketi söktüm diye bildiğin kaç yıllık arkadaşlığımız yıkılmıştı. günümüzde telefonların ekranında bu tür jelatinler bulunuyor ve bir ürünün yeni olduğunu gösteriyordu. akıllı telefonlardan önceki nesillerde nokianın türkiye devi olduğu zamanlarda s40 ve s60 sistemlerdeki telefonların üzerinde vardı. adam telefonu alır kullanır kullanır o jelatin kenarlardan atar altına pislik toz toprak dolardı cepteyken ekranı daha çok çizerdi ama adam o jelatini sökmemek adına elinden deleni yapardı. ne oldu? şimdi akıllı telefon alıyorsunuz ve bir çok model akıllı telefonda bu jelatinden bulunmuyor. nerede kaldı sizin o kumandayı koruyan zihniyetiniz? el oğlu maliyeti düşürmek adına jelatini bile ürün paketinden çıkartıp attı artık jelatinsiz satıyor. bir çok dizüstü bilgisayar ekranlarında o jelatinle beraber geliyordu üstünden 1 yıl geçmiş olur ama hala monitörden jelatini sökmeyen piçler vardı. uzaktaki bir arkadaşımla görüntülü sohbet ederken kameran mı bulanık benim gözüm mü gecenin körü diye bulanık derken piç demesin mi kameranın önündeki jelatini sökmemiştim dur sökeyim dedi dünyama renk geldi. şimdi aldığınız pc lerin üzerinde intel/amd işlemci ati/nvidia ekran kartı reklamı devasa ürün bilgilerini içeren şeyler yapıştırıyorlar onu oradan sökmüyorsunuzda ne oluyor? o etiketin amacı ürünün donanımsal içeriği hakkında müşteriye bilgi vermektir daha sonra ürünü alınca söküp atarsın ama bizim halkımızda bu zihniyet bulunmuyor. sen onu sökmedin 2 yıl bilgisayarı kullandın kenarları yıprandı yapışkanı kalktı bir gün sökeyim dedin ne oldu bütün kasanın rengi o etiketin altına göre daha soluk kalmadı mı? para verdik diye o etiketile yaşayacağız dye bir kural yok kardeşim. onu söktün diye ürn gaanti kapsamından çıkacak diye olayda yok. yapmayın böyle şeyler sökün koruma kılıflarını etiketleri ne gereği var. sen eskiteceksin ki yenisini almaya ihtiyacın olacak bu şekilde ekonomiye can vereceksin. adamlar iphone'u üretiyor akıllının birisi çıkıp dokunmatik ekran için koruma kılıfı üretiyor. manyak mısın lan adamlar telefonun reklamını yaparken ekrana çizik atamazsın diyorlar sana ne sikime bilmem kaç para verip o koruma jelatinin alıyorsun? ben böyle etiket marka taşıyan şeylere illet olurum. bir ürünün parasını verip faturasını kestirdikten sonra daha mağazadan çıkmadan orada söker atarım bu tür şeyleri ileride başıma bela olmasın isterim. gerçi bizim teknoloji marketlerimizde çalışan personelde ayrı bir dingil "abi neden söküyorsun?" diye sorabiliyor. ürünü bu etiketle kullanmak gibi kural mı var dediğimde malak malak yüzüme bakıyorlar. almayacaksın kardeşim bu tür şeyleri bir kıyafet aldığında ürünün üstünde bulunan kartı kopartıp atıyorsun değil mi? o zaman teknolojik aletlerde neden bunu yapmak işine gelmiyor? demekten kendimi alamıyorum. hala kolundaki saatin üstündeki jelatini sökmeyip o şekilde saat kullanan adam tanıyorum. saatin en büyük özelliği ise ekranın çizilemez olduğuydu.

bak görseldeki ablamın bilgisayarına etiketleri sökmemiş yıllarca öyle kullanmış sonra bir gün sökmek istediğinde ise artık ürünle bütünleşen etiket ben buradan ayrılmam diye üstünde kalmış. teknoloji en son model olarak takip eden bir millet olarak ürün etiketlerine olan bağlılığımıza anlam veremiyorum. insan eşini boşuyor ama ürünün üstündeki etiketten kılıftan kurtulamıyor.

0 yorum:

Yorum Gönder

burayı okuyan var mı?